İşlevselcilik Dil Bilimi Akımının Kurucusu Kimdir? İnsan Zihninin İşlevsel Düzeni Üzerine Psikolojik Bir Okuma Bir psikolog olarak, insan davranışlarının ardındaki anlamları çözmeye çalışırken en çok dikkatimi çeken şey, dilin yalnızca iletişim aracı değil, zihinsel bir işlev sistemi olduğudur. İnsan konuştuğunda yalnızca kelimeler üretmez; düşüncelerini, duygularını ve sosyal niyetlerini biçimlendirir. Bu noktada, dilin yapısını “nasıl kurulduğu” kadar “neden böyle işlediği” de önem kazanır. İşlevselcilik tam da bu soruya yanıt arar. Dilin görevini, iletişimdeki rolünü ve zihinsel süreçlerle olan bağını inceler. İşlevselciliğin Kurucusu: André Martinet Modern dilbilimde işlevselcilik akımının kurucusu olarak kabul edilen isim André Martinet’tir. 20. yüzyılın ortalarında ortaya koyduğu yaklaşım,…
2 YorumKategori: Makaleler
Giriş: Sözcüklerin İnşası ve Anlatıların Hâkimiyeti Bir edebiyatçı, kalemini yalnızca seslerin dansı sanmaz; o, harflerin dokunduğu yarayı, sözcüğün izdüşümündeki kırgınlığı, metnin içinden sızan mücadeleyi okur. Kelimeler, tıpkı bir mücevher işçisinin elinde şekillenirken kırılgan bir cam gibi karmaşık, kırılgan ve güçlüdür. Anlatılar ise bir rüzgâr gibi gelir geçer, fakat aynı zamanda dünyaları dönüştürecek bir tür çekim gücüne sahiptir. Her hikâye, kendi evrenini kurar; her bakış açısı, bir özgürlük talebini fısıldar. İşte bu yazıda, “Güç Birliği Partisi kime ait?” sorusunu, salt siyaset sosyolojisinin sınırlarının ötesinden geçirip edebi merceklerle inceleyeceğim. Güç Birliği Partisi: Resmi Kimlik, Kurucu ve Aitlik Resmî kayıtlara göre Güç Birliği…
2 YorumGalatasaray Takım Kaptanı Kim? Icardi’nin Pazubendi Üzerinden Kulübün Geleceğini Tartışalım Bugün itibarıyla Galatasaray’ın birinci kaptanı Mauro Icardi; Muslera sonrası bant resmen ona geçti. Yardımcı kaptanlar: Abdülkerim Bardakcı ve Kaan Ayhan. Bu yazıyı bir iddiayla açıyorum: Galatasaray’da kaptanlık pazubendi bugün doğru kolda olabilir, ama bu “doğru” yarın hâlâ doğru kalacak mı? Kaptanlık, sadece bir bant değil; kulübün değerlerini, saha içi-saha dışı yönünü belirleyen bir pusula. Bu yüzden “Galatasaray takım kaptanı kim?” sorusunu cevaplarken, cevapta gizlenen daha zor soruları da masaya yatırmak şart. — Muslera’dan Icardi’ye: Miras, Zamanlama ve Beklentiler Galatasaray’da bir devir kapandı: 14 yılın, sayısız kupanın ve istikrarın adı Fernando…
2 YorumÖğrenmenin Dönüştürücü Gücü ve Göz Merceği Üzerine Bir Yolculuk Öğretmenlik, sadece bilgi aktarmak değil, aynı zamanda bakışı dönüştürmektir. Her öğrencinin dünyayı farklı biçimde görmesi, eğitimcinin öğrenme sürecini yeniden düşünmesini sağlar. Tıpkı bir göz merceği gibi, öğrenme de odaklamayı, netleştirmeyi ve anlamayı mümkün kılar. Göz merceği takmak yalnızca fiziksel bir netlik sağlamakla kalmaz; aynı zamanda öğrenmenin doğası üzerine düşündüğümüzde, bu eylem bilgiye ve farkındalığa giden bir metafor haline gelir. Peki, göz merceği neden takılır? Bu sorunun yanıtı yalnızca biyolojik değil, aynı zamanda pedagojik ve toplumsal bir derinliğe sahiptir. Göz Merceğinin Öğretici Metaforu Bir insanın göz merceği, tıpkı öğrenmenin kendisi gibi, odaklanmayı…
2 YorumAtlarda GETR Ne İşe Yarar? Geleceğin At Sağlığına Dair Yeni Ufuklar Atlarla ilgilenen herkesin son yıllarda daha sık duymaya başladığı bir terim var: GETR. Belki siz de bu kavramı duydunuz ama tam olarak ne anlama geldiğini, gelecekte neleri değiştirebileceğini merak ediyorsunuz. Ben de bu yazıda, aynı merakla yola çıkan biri olarak sizinle beyin fırtınası yapmak istiyorum. Çünkü GETR yalnızca bir veterinerlik uygulaması değil; at sağlığı, performansı ve insan-at ilişkisi açısından geleceği şekillendirebilecek devrimsel bir fikir. GETR Nedir ve Neden Önemlidir? GETR (Gastrointestinal Equine Treatment & Regulation), atların sindirim sistemini düzenlemek, iyileştirmek ve optimize etmek için kullanılan modern bir yaklaşımın kısaltmasıdır.…
2 YorumGulyabani Nerede Görüldü? Ekonomik Hayaletlerin Piyasadaki İzleri Bir Ekonomistin Girişi: Kıt Kaynaklar, Sonsuz Korkular Bir ekonomist olarak her sabah şu gerçeği hatırlarım: Kaynaklar sınırlıdır, ama arzular sonsuz. Bu dengeyi yönetemediğimiz her an, ekonominin derinlerinden bir “Gulyabani” yükselir. Piyasaları sarsan krizler, görünmeyen borçlar, manipülatif beklentiler… Hepsi modern dünyanın ekonomik gulyabanileridir. Ama “Gulyabani nerede görüldü?” sorusunu bugün metaforik bir anlamda sormalıyız: Bu görünmez varlıklar hangi piyasalarda dolaşıyor, hangi davranışlarımız onları çağırıyor? Ekonomik sistem, tıpkı bir orman gibidir; üretim, tüketim ve beklentiler arasında bir ekosistem vardır. Fakat bu ekosistemde dengesizlik ortaya çıktığında, o sisli ormandan “görünmeyen elin” değil, “görünmeyen canavarın” sesi duyulur. Piyasa…
2 YorumGrekçe ile Yunanca Aynı mı? Dilin Öğretici Gücü Üzerine Pedagojik Bir Yolculuk Eğitim, yalnızca bilgi aktarmak değil; anlam yaratmaktır. Öğrenme, bireyin dünyayı yeniden keşfetme sürecidir. Bu keşiflerin bazen bir dilin kökeninde, bazen de kelimelerin taşıdığı kültürel anlamlarda gizlendiğini fark ederiz. “Grekçe ile Yunanca aynı mı?” sorusu da böyle bir öğrenme yolculuğunun kapısını aralar. Çünkü bir dili öğrenmek, sadece kelimeleri değil, bir uygarlığın düşünme biçimini anlamaktır. Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü: Bir Dilin Peşinde Bir eğitimci olarak dil öğretimi sürecinde gördüğüm en etkileyici şey, öğrenmenin bireyde yarattığı dönüşümdür. Grekçe ve Yunanca arasındaki farkı anlamaya çalışmak, öğrenciyi yalnızca dilsel bir bilgiye değil, tarihsel ve…
2 YorumBazı sorular vardır ki yalnızca bugünü değil, yarını da şekillendirir. “Eczacılar devlette çalışabilir mi?” sorusu da tam olarak böyle bir soru. Bu yazıda, sadece bugünün istihdam gerçeklerine değil, geleceğin sağlık sistemine, teknolojik dönüşüme ve insan odaklı meslek anlayışına birlikte bakacağız. Hazırsan, biraz beyin fırtınası yapalım. Eczacılar Devlette Çalışabilir mi? Evet, eczacılar günümüzde devlet kurumlarında çalışabilir. Sağlık Bakanlığı, kamu hastaneleri, üniversite eczaneleri, halk sağlığı merkezleri ve Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) gibi alanlarda görev alabilirler. Ancak asıl ilginç olan nokta bu değil — asıl soru şu: Gelecekte eczacılar devlette nasıl bir rol üstlenecekler? Teknolojinin sağlık alanını yeniden tanımladığı bir…
2 YorumArven Kürt İsmi mi? Bir İsimden Çok Daha Fazlasının Hikâyesi Merhaba sevgili okur… Bugün sana sadece bir kelimenin değil, bir duygunun, bir tarihin ve bir kimliğin hikâyesini anlatmak istiyorum. “Arven” ismi… Belki kulağına şiir gibi geliyor, belki de bu ismi bir yerlerde duydun ve ne anlama geldiğini merak ettin. Bazen bir isim sadece bir ses değildir; bir kök, bir hafıza ve bir yolculuktur. İşte bu yazı da, o yolculuğun kapısını aralayacak. Bir İsimle Başlayan Yolculuk Bir sonbahar sabahıydı. Diyarbakır’ın eski taş sokaklarında, küçük bir kahvede iki kardeş buluştu: Ali ve Zilan. Ali, mühendis bir ağabeydi; dünyaya çözüm odaklı, mantık penceresinden…
Yorum BırakKaçınan Göçmenler Ne Demek? Edebiyatın Işığında Kaçışın, Sessizliğin ve Kimliğin Hikâyesi Giriş: Kelimelerin Dönüştürücü Gücü Üzerine Bir edebiyatçının gözünde her kelime, bir insan hikâyesinin yankısıdır. Göç, bu hikâyelerin en kırılgan, en yoğun olanlarından biridir. Kaçış, sadece bir eylem değil; bir ruh halidir. Bir karakterin bir sahneyi terk etmesiyle, bir insanın ülkesini arkasında bırakması arasında çoğu zaman aynı sessizlik vardır. Kaçınan göçmenler ifadesi, kulağa politik bir terim gibi gelebilir. Fakat edebiyat açısından bu ifade, “kaçışı” bir hayatta kalma biçimi, bir kimlik inşası ve bir sessizlik dili olarak ele almayı gerektirir. Çünkü her kaçış, ardında anlatılmamış bir hikâye bırakır. — Edebiyatta Kaçış…
2 Yorum