En Çok İsraf Edilen Şey: Zamanın Edebiyatla Dansı Edebiyatın büyülü dünyasında her sözcük bir evren taşır; her cümle, bir yaşam kesiti, bir duygu tınısı ya da bir düşünce kırıntısıdır. Anlatı teknikleri sayesinde bu sözcükler sadece metin içinde var olmaz; okurun zihninde yankılanır, ruhunda iz bırakır. Peki, edebiyat perspektifinden bakıldığında en çok israf edilen şey nedir? Yalnızca fiziksel nesneler ya da maddi değerler değil; aslında en çok israf edilen, zaman ve onu değerlendirme biçimimizdir. Zaman, insanın en değerli kaynağıdır ve edebiyat, bize bu kaynağın kıymetini anlatmanın en güçlü araçlarından biridir. Zaman ve Edebiyatın Kesişimi Modernist romanın öncülerinden James Joyce, Ulysses’te günün…
Yorum BırakGünlük Notlar Yazılar
Suki Nereli? Bir Tanışma Hikâyesi Bir sabah, Kayseri’nin gri ve soğuk havasına inat, ben ve Suki arasında geçen o ilginç konuşma, yıllar boyunca aklımdan çıkmadı. O an, kimseye bahsetmediğim, ama her defasında içimde bir şeyleri uyandıran anıydı. Suki’nin nereli olduğunu öğrenmeye çalışırken, aslında çok daha fazlasını öğrenmiştim. — Bir Tesadüf, Bir Sohbet Kayseri’de hava genellikle soğuk olur. Bazen rüzgar o kadar sert eser ki, sanki içindeki tüm kırgınlıkları yüzüne çarpmak ister gibi gelir. O gün de öyleydi. Kafede yalnız başıma oturmuş, sıradan bir gün geçiriyordum. O kadar sıradandı ki, başka bir şey beklemek için kendime yer açmamıştım. Ta ki o…
Yorum BırakBeyaz Kurt Nerede Olur? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir İnceleme Beyaz kurt, hem gerçek anlamıyla doğada var olan bir canlı hem de sembolik olarak toplumlarda önemli bir yer tutan bir figürdür. Ancak “Beyaz Kurt nerede olur?” sorusu, sadece doğal bir soru olmaktan çıkmış, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi derin meselelerle ilişkilendirilen bir tartışma halini almıştır. Özellikle büyük şehirlerde, toplumsal normların sürekli olarak değiştiği, farklı grupların varlıklarını ortaya koyduğu ve seslerini yükselttikleri bir dönemde bu soruya bakış açımızı değiştirmek, toplumu daha iyi anlamamıza yardımcı olabilir. İstanbul’da yaşayan, bir sivil toplum kuruluşunda çalışan ve sokakta gördüklerimi ciddiye…
Yorum BırakKaramanlıca Dili Nedir? Bir Eleştirel Bakış Karamanlıca… Kulağa biraz eski, biraz nostaljik geliyor, değil mi? Tam da eski zamanlardan gelen bir nostalji duygusu uyandıran bir kelime. Ancak Karamanlıca, sadece geçmişin bir hatırası değil, hâlâ hayatta kalmaya çalışan, bir şekilde varlığını sürdürmeye çalışan bir dil. Yani, “neden hala var?” sorusunu sormak zorundayız. Karamanlıca’nın nasıl bir dil olduğu, Türkçe ile olan ilişkisinden, kimlik meselesine kadar birçok açıdan tartışılabilir. Bu yazıda, Karamanlıca dilinin güçlü ve zayıf yönlerini tartışacağım, biraz da mizah karıştırarak. Bu dilin ardındaki toplumun kültürel geçmişine ve toplumsal kimliğe bakarken, bu dilin hala konuşulup konuşulmaması gerektiğini sorgulayacağım. Haydi, bir bakalım. Karamanlıca…
Yorum Bırakİlk İnsan Nerede Ortaya Çıktı? Psikolojik Bir Mercekten İnsanlığın Kökenine Yolculuk İlk insanın nerede ortaya çıktığını düşünürken hepimizin zihninde bir resim belirir: Afrika’nın geniş düzlükleri, savanaların rüzgârı ve sabahın ilk ışıkları. Bu tablo bir bilimsel gerçeklikten çok daha fazlasıdır; aynı zamanda zihnimizdeki merakın, bilme isteğinin ve duygusal zekânın bir yansımasıdır. İnsan davranışlarının ardındaki bilişsel ve duygusal süreçler, bize türümüzün kökenlerine dair sorular sorduğumuzda, sadece mantıksal argümanlarla değil, bir “ben” duygusuyla da yüzleşir. Bu yazıda, “ilk insan nerede ortaya çıktı?” sorusunu psikolojik bir perspektiften ele alacağız. Bilişsel psikoloji, duygusal psikoloji ve sosyal etkileşim çerçevesinde insanlık tarihini anlamaya çalışırken, güncel araştırmalardan, meta‑analizlerden…
Yorum BırakFâtiha Sûresi Başının Açık Okunması: Dini Tartışmalar ve Kişisel Düşünceler Fâtiha sûresi, her gün namazlarımızda okuduğumuz, İslam’ın temel metinlerinden biri olarak büyük bir öneme sahiptir. Ancak, başı açık okunması, yani Fâtiha sûresinin “Bismillahirrahmanirrahim” kısmının sessiz okunması meselesi, zaman zaman çeşitli tartışmalara yol açmaktadır. Peki, Fâtiha sûresi başı açık okunur mu? Bu soruyu sormak, aslında daha büyük bir soruya kapı aralıyor: Fâtiha’nın doğru okunma şekli nasıl olmalı? Bu konuda kişisel görüşüm ve düşündüklerimi paylaşmak istiyorum. Fâtiha’nın Tarihsel Arka Planı ve Önemi Fâtiha sûresi, Kur’an’ın ilk sûresi olarak hem İslam’ın temel ilkelerini özetler hem de her Müslümanın gündelik hayatında sıkça karşılaştığı bir…
Yorum BırakAyak İncik Kemiği Neresi? Anatomiden Güncel Tartışmalara Uzanan Yolculuk Sabah yürüyüşüne çıktığınızda veya merdivenlerden inerken bir anda ayak bileğinizde hissettiğiniz o hafif ama rahatsız edici sızı, çoğu zaman fark etmediğiniz bir gerçeğe işaret eder: ayak incik kemiği neresi? Aslında bu soru, sadece anatomik bir meraktan öte, günlük yaşamımızı ve hareket kabiliyetimizi doğrudan etkileyen bir konuyu açığa çıkarır. Peki bu küçük ama kritik kemik nereye denk gelir, işlevi nedir ve tarih boyunca nasıl anlaşılmıştır? Gelin, ayak incik kemiği üzerine derinlemesine bir keşfe çıkalım. Ayak İncik Kemiğinin Anatomik Konumu Ayak bileği, vücudun en karmaşık eklemlerinden biridir. İnsan anatomisi kitaplarına bakarsak, ayak bileğini…
Yorum BırakDişi Eşek Var Mıdır? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden İnceleme Sokakta gördüğüm bir sahne var ki, kafamda sürekli dönüp duruyor: İki genç, kadının birinin elinde bir eşek figürü var. Kadın, arkadaşına diyor ki, “Eee, dişi eşek var mıdır? Valla ben hiç duymadım.” Diğer arkadaşım gülerek, “Eşeklerin dişisi mi olurmuş, bu ne kadar komik bir soru!” dedi. Bu kısa sohbet, bana sadece toplumsal cinsiyet ve eşeklerin biyolojik yapısına dair basit bir soru gibi gelmedi. Tam tersine, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet konularında derin bir anlam taşır hale geldi. Dişi eşek var mıdır? sorusu, aslında yalnızca hayvanlar dünyasıyla sınırlı…
Yorum Bırakİçsel Bir Mercek: “Mutluluk Tanrıçası Kim?” Kendimi bir an durup etrafıma bakarken bulduğum bir öğleden sonra ile düşünün. Bir banka oturmuş, insanların yüzlerindeki ifadeleri izliyorum. Kimileri gülüyor, kimileri düşünceli, kimileri ise sanki bir “içsel denge” arayışında. Bu basit gözlem bana en temel soruyu tekrar sordurdu: Mutluluk tanrıçası gerçekten var mı? Eğer varsa, o kim ya da ne? Bu yazıda soruyu sadece mitolojik bir metafor olarak değil, psikolojinin derinliklerinden bakarak irdeleyeceğim. Bilişsel süreçler, duygular ve sosyal etkileşim ile mutluluğun nerede kesiştiğine bakacağız. Mutluluk kavramı çoğu zaman basitçe “iyi hissetme” olarak tanımlansa da, psikoloji bize bunun çok boyutlu bir yapı olduğunu söylüyor.…
Yorum Bırak380 Volt Kaç Fazdır? Çocukluğumun en net hatıralarından birisi, annemin elektrik faturalarını her ay düzenli olarak ödemesiyle ilgiliydi. Birçok insan gibi, elektrikten gelen o tuhaf, insanı biraz korkutan ama bir o kadar da bazen vazgeçilmez hale gelen gerilim hakkında çok fazla düşünmezdim. Ancak büyüdükçe, elektrikle ilgili işlerim arttıkça, “380 volt kaç fazdır?” gibi sorular aklımda dönmeye başladı. Belki siz de elektrikle ilgili çok fazla teknik bilgiye sahip değilsiniz ve sıradan bir insan olarak bu soruyu soruyor olabilirsiniz. Hadi, bu soruya birlikte göz atalım ve biraz da elektrik dünyasına dalalım. Elektriğin Temel Dünyası: Volt ve Faz Öncelikle, elektrikle ilgili temel bir…
Yorum Bırak