Kapan Türk Filmi Nerede Çekildi? – Erkekler Strateji Kurarken Kadınlar Empatiyle Harita Çıkarıyor! Sinema dünyasında bazı filmler vardır ki sadece izlemekle kalmaz, “Acaba bu sahne nerede çekildi?” diye merak ettirir. “Kapan” da tam olarak öyle bir film. Gerilim ve gizemle örülü hikâyesiyle bir yandan beynimizi çalıştırırken, diğer yandan bizi Türkiye’nin dört bir yanında mini bir turistik keşfe çıkarıyor. Gelin şimdi bu filmi hem stratejik erkek aklıyla hem de empatik kadın sezgileriyle didik didik edelim ve o meşhur sorunun cevabını bulalım: Kapan nerede çekildi? Erkekler Haritada Kırmızı Çizgi Çizer, Kadınlar Google Maps’e Kalp Bırakır “Kapan”ı izlerken erkek izleyicilerden klasik cümleler duymak…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Kanun Çalan Dayı Kim? Bir Sokağın Kalbinden Yükselen Hikâye Bugün size bir hikâye anlatmak istiyorum… Ne bir kahramanlık destanı ne de bir trajedi. Bu, her gün yanından geçip gittiğiniz sokakların birinde, belki de hiç fark etmediğiniz bir adamın hikâyesi. Onu “kanun çalan dayı” diye çağırıyorlar. Ne ismini bilen var ne de nereden geldiğini. Ama o, her teliyle insanın kalbine dokunan bir ses bırakıyor geride. Ve belki de asıl mesele, onun kim olduğu değil; o sesle bize neyi hatırlattığıdır. — Bir Şehrin Köşesinde: Günlük Hayatın İçinde Bir Melodi Sabah işe yetişmeye çalışan insanlar, telefonuna gömülmüş gençler, alışveriş torbalarını taşıyan yaşlılar… Herkesin…
Yorum BırakAşağıdaki metin, “Türk ordusunda kaç tane general var?” sorusunun etrafında, güç, kurumlar, ideoloji ve vatandaşlık kavramlarını birleştirerek siyaset bilimi penceresinden derinlemesine bir analiz denemesidir: — Giriş: Güç, Üniforma ve Toplumsal Düzen Bir siyaset bilimci olarak düşünün: güç sadece “ne kadar asker/silah sahibi olunduğu”yla ölçülmez; kimler bu güce erişir, gücün sembolü kim tarafından taşınır, devlet ve toplum arasındaki ilişki nasıl şekillenir — işte esas ilgimizi çeken sorular bunlardır. Üniformalı sınıf, askerî rütbeler, generaller hiyerarşisi, devletin kurumları ile ideolojik söylemler arasındaki gerilim, modern toplumun temel gerilim alanlarından biridir. Türk ordusunda kaç general var? Teknik bir soru gibi görünse de aslında bu, devletin…
Yorum BırakKamışlı Kantonu: Küresel ve Yerel Dinamiklerin Kesişim Noktasında Bir Deneyim Kimi zaman bir coğrafya haritasına bakar, sınır çizgilerinin ötesindeki hikâyeleri merak ederim. Kamışlı Kantonu da işte bu merakın merkezine oturuyor. Sadece bir yer değil; kimliklerin, kültürlerin ve siyasi vizyonların iç içe geçtiği bir alan. Bu yazıda Kamışlı Kantonu’nu hem yerel hem de küresel gözlemlerin ışığında, içten bir sohbet havasında ele alacağız. — Kamışlı Kantonu Nedir? Kamışlı Kantonu, Suriye’nin kuzeydoğusunda, Rojava olarak bilinen bölgenin en önemli idari alanlarından biridir. Cizîrê Kantonu’nun merkezi olan Kamışlı, aynı zamanda Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin (Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu olarak da anılır) politik, kültürel…
Yorum BırakSerbest Bankacılık Nedir? Piyasaların Görünmez Eliyle Paranın Dansı Tarihsel Bir Başlangıç: Devletin Gölgesinden Çıkan Bankalar Serbest bankacılık, kısaca devletin para arzı üzerindeki tekelinin kaldırıldığı, bankaların kendi para birimlerini ihraç edebildiği bir sistemdir. Bu kavramın kökenleri 18. ve 19. yüzyıl Avrupa’sına, özellikle İskoçya ve Kanada gibi deneysel finans ortamlarına dayanır. O dönemde, devletin merkezî bir para otoritesi bulunmadığı bölgelerde bankalar kendi banknotlarını basıyor, bu paralar piyasa güvenine ve bankanın itibârına göre değer kazanıyordu. Bu sistemin tarihsel temelinde, piyasanın kendiliğinden düzenlenme fikri vardır. Adam Smith’in “görünmez el” metaforu burada güçlü bir biçimde yankılanır. Bankaların iflas riski, piyasa denetimini doğal bir şekilde sağlıyor;…
Yorum BırakKısaca: “Kampüs okul” parıltılı bir vaat olabilir; ama ulaşım yükünden mekânsal eşitsizliğe, özgürlükten pedagojik esnekliğe kadar ciddi bedelleri var. “Kampüs okul ne demek?” sorusunu yeniden ve cesurca sormalıyız. Kampüs Okul Ne Demek? Parlak Bir Fikir mi, Pahalı Bir Yanılsama mı? Açık konuşalım: “kampüs okul” dendiğinde çoğumuzun gözünde spor salonları, laboratuvarlar, geniş yeşil alanlar ve kusursuz bir düzen canlanıyor. Ama her parlak görüntünün ardında, göze görünmeyen gölgeler de var. Kampüs okul ne demek? Basitçe; birden fazla eğitim birimini (anaokulu, ilkokul, ortaokul, lise) ya da tek bir kademeyi, şehir gürültüsünden kopuk, geniş bir arazide, yüksek güvenlik ve lojistik düzenle kurulu büyük bir…
Yorum BırakÖğrenmenin Gücü ve “Peşin Hüküm” Üzerine Bir Eğitimcinin Düşünceleri Öğrenme, insanın dünyayı yeniden anlamlandırma sürecidir. Her yeni bilgi, bir yargıyı yıkar veya yeniden kurar. Ancak bu sürecin önündeki en büyük engellerden biri, zihnin inşa ettiği görünmez duvarlardır: peşin hükümler. Bir eğitimci olarak yıllar içinde şunu fark ettim: İnsanlar çoğu zaman öğrenmekten değil, yanıldığını fark etmekten korkar. Çünkü yanılmak, benliğin savunma mekanizmasını tetikler. Oysa gerçek öğrenme, işte tam da o savunmanın yıkıldığı yerde başlar. Bu yazıda, “Peşin hükümlü ne demek?” sorusunu yalnızca dilsel bir tanım olarak değil; aynı zamanda pedagojik, bilişsel ve toplumsal bir mesele olarak ele alacağız. — Peşin Hükümlü…
Yorum BırakNumara Gizleme ve Gösterme: Dijital Gizliliğin Temel Araçları Günümüz dijital çağında, telefon numarası gizleme ve gösterme özellikleri, bireylerin gizliliklerini koruma ve iletişimlerini güvenli bir şekilde sürdürme adına önemli araçlar haline gelmiştir. Bu özellikler, hem kişisel hem de profesyonel yaşamda çeşitli amaçlarla kullanılmaktadır. — 📞 Numara Gizleme Nedir? Numara gizleme, bir telefon görüşmesi sırasında arayan kişinin telefon numarasının karşı tarafa görünmemesini sağlayan bir özelliktir. Bu işlem, arayan kişinin kimliğini gizleyerek, gizlilik ve güvenlik endişelerini azaltır. Özellikle tanımadığınız kişilere veya kurumlara telefonla ulaşırken, numaranızın görünmemesi istenebilir. — 🔐 Numara Gizleme Nasıl Yapılır? 1. Tek Seferlik Gizli Arama Numaranızı sadece bir arama için…
Yorum Bırakİşlevselcilik Dil Bilimi Akımının Kurucusu Kimdir? İnsan Zihninin İşlevsel Düzeni Üzerine Psikolojik Bir Okuma Bir psikolog olarak, insan davranışlarının ardındaki anlamları çözmeye çalışırken en çok dikkatimi çeken şey, dilin yalnızca iletişim aracı değil, zihinsel bir işlev sistemi olduğudur. İnsan konuştuğunda yalnızca kelimeler üretmez; düşüncelerini, duygularını ve sosyal niyetlerini biçimlendirir. Bu noktada, dilin yapısını “nasıl kurulduğu” kadar “neden böyle işlediği” de önem kazanır. İşlevselcilik tam da bu soruya yanıt arar. Dilin görevini, iletişimdeki rolünü ve zihinsel süreçlerle olan bağını inceler. İşlevselciliğin Kurucusu: André Martinet Modern dilbilimde işlevselcilik akımının kurucusu olarak kabul edilen isim André Martinet’tir. 20. yüzyılın ortalarında ortaya koyduğu yaklaşım,…
Yorum BırakGiriş: Sözcüklerin İnşası ve Anlatıların Hâkimiyeti Bir edebiyatçı, kalemini yalnızca seslerin dansı sanmaz; o, harflerin dokunduğu yarayı, sözcüğün izdüşümündeki kırgınlığı, metnin içinden sızan mücadeleyi okur. Kelimeler, tıpkı bir mücevher işçisinin elinde şekillenirken kırılgan bir cam gibi karmaşık, kırılgan ve güçlüdür. Anlatılar ise bir rüzgâr gibi gelir geçer, fakat aynı zamanda dünyaları dönüştürecek bir tür çekim gücüne sahiptir. Her hikâye, kendi evrenini kurar; her bakış açısı, bir özgürlük talebini fısıldar. İşte bu yazıda, “Güç Birliği Partisi kime ait?” sorusunu, salt siyaset sosyolojisinin sınırlarının ötesinden geçirip edebi merceklerle inceleyeceğim. Güç Birliği Partisi: Resmi Kimlik, Kurucu ve Aitlik Resmî kayıtlara göre Güç Birliği…
Yorum Bırak